
Usulsüzlük, yolsuzluk, haksızlık varsa bu bütün partili belediyeler için aynı şekilde geçerli olmalıdır. Her şey kokabilir ama tuz yani adalet kokmamalı.” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin kuruluş yıllarında siyasete güveni yeniden kazandırma iddiasıyla ortaya çıktığını hatırlatan Karal, ancak bugün siyasetin rövanşizm anlayışı, transferler ve adam kayırmalar nedeniyle ciddi güven kaybı yaşadığını dile getirdi.
“Maharet, sana zulüm edene adaletle karşılık vermendir” diyen Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçmişte çok zulümler yaşandı. Ama bugün aynı hataların rövanşist bir mantıkla tekrarlandığını görüyoruz. Eğer sen adaletle karşılık verirsen onun da kalbini kazanırsın. Ama dün bana zulmettin, bugün güç bende ben zulmediyorum; yarın başkası gelip o zulmedecek… Hayatımız hep nöbetleşe zorbalıkla mı geçecek? Biz buna karşıyız. Biz her yerde adaleti, her yerde hukuku hâkim kılmaya çalışıyoruz.”
Karal, adaletin eşit ve bağımsız şekilde işletilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Çok lüks adalet sarayları yapmakla adalet gelmiyor. Çok lüks okul binaları yapmakla eğitim kaliteli olmuyor, çok lüks hastane binaları yapmakla sağlık sistemi iyileşmiyor. Önemli olan içerideki işlevlerdir. Biz her yerde adalet, her yerde hukuk şiarıyla hareket ediyoruz. Biz bunu bu ülkede sağlamlaştırmaya çalışıyoruz.”