
Haber: Gençağa KARAFAZLI
Çağrankaya Vadisi’ndeki Taş Ocağı Projesine Bir Kez Daha Mahkeme Freni: ÇED Kararı İkinci Kez İptal Edildi
Rize İdare Mahkemesi, Rize Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararını ikinci kez iptal ederek projeye yeni bir durdurma kararı daha getirdi.
İlk İptalin Ardından Aynı Vadide Yeni Girişim
Mahkemenin ilk iptal kararının ardından Rize Belediyesi ve DSİ projeden vazgeçtiklerini açıklamış, ancak aynı vadi içerisinde yalnızca 200 metre ötede yeni bir taş ocağı ve kırma–eleme tesisi kurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeni bir başvuru yapmıştı.
Küçükçayır Köyü sakinleri, bu başvurunun “geri çekilme değil, yeni bir planın devamı” olduğunu savunarak ikinci projeye de dava açtı. Mahkeme, bu süreçte bölgede yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti.
Mahkeme: “ÇED Muafiyeti Teknik ve Bilimsel Açıdan Uygun Değil”
Dokuz kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı kapsamlı rapor ve tarafların savunmaları doğrultusunda yapılan değerlendirmede Rize İdare Mahkemesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 23.05.2024 tarihli “ÇED gerekli değildir” kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.
Bilirkişi Raporunda Belirtilen Başlıca Eksiklikler
Kaya kütlesi analiz edilmedi: Proje alanında sondaj ve yarma çalışması yapılmadığı, kaya kütlesine ilişkin hiçbir sağlıklı verinin bulunmadığı belirtildi. Yüzey malzemesinin “altere ve küçük boyutlu” olması nedeniyle ocak tasarımının teknik olarak güvenilir olmadığı vurgulandı.
Heyelan riski göz ardı edildi: Bölgenin yoğun yağış alan ve heyelana son derece müsait yapısına rağmen risk analizlerinin yeterli olmadığı ifade edildi.
Nakliye ve ocak tasarımı belirsiz: Taş ocağından çıkarılacak malzemenin nasıl taşınacağına dair hiçbir teknik planın PTD dosyasında yer almadığı tespit edildi.
Hidrolojik ve mühendislik verileri yetersiz: Su rejimi, zemin özellikleri ve yerel risklere ilişkin mühendislik analizlerinin eksik olduğu kaydedildi.
Ekolojik etki araştırılmadı:
Andon Deresi’nde biyolojik inceleme yapılmadığı,
Kesilecek ağaç miktarına ilişkin bilgi bulunmadığı,
Flora ve fauna etkilerinin değerlendirilmediği belirtildi.
Acil durum ve atık yönetimi eksik: Yangın riski, tehlikeli atık depolaması ve personel eğitimi gibi kritik başlıkların raporda yer almadığı aktarıldı.
Mahkeme, tüm bu eksikliklerin “bilimsel, teknik ve çevresel açıdan ciddi yetersizlikler” barındırdığına hükmederek ÇED muafiyeti kararını oybirliğiyle iptal etti.
Köylülerden Tepki: “Vadi Yok Olacak, 40 Köy Etkilenecek”
Dava süreçlerini takip eden Küçükçayır Köyü sakinlerinden Nazım Delal, bilirkişi raporunun ortaya koyduğu tespitlerin bölgenin taşıdığı tehlikeleri açıkça gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu vadi hayvancılığın, çay tarımının, arıcılığın merkezidir. Taş ocağı toprakları, havayı, suyu kirletecek. İçme sularımız tehlikeye girecek. Bölge heyelan bölgesi; sadece bir köy değil, Salarha Vadisi’ndeki 40 köyün yaşamı etkilenir.”
Delal, projenin geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacağını vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu:
“Burası köyün merasıdır, geçim kaynağıdır. Bu yapılan işler dereleri, ormanı, canlı yaşamını geri dönüşü olmayan şekilde yok eder. Yetkililer sesimizi duymalı, bu proje tamamen durdurulmalıdır.”
Süreç Nasıl Devam Edecek?
Mahkemenin ikinci kez verdiği iptal kararı, projeye ilişkin belirsizliği yeniden gündeme taşıdı. Köylüler kararı “doğanın ve köylünün kazanımı” olarak değerlendirirken, ilgili kurumların yeni bir girişimde bulunup bulunmayacağı merak konusu.
Çağrankaya Vadisi’nde doğayı, su kaynaklarını ve tarımsal yaşamı tehdit ettiği belirtilen proje, bölge halkının kararlı mücadelesiyle şimdilik bir kez daha durmuş görünüyor.