Mevlüt Ak kaleme aldığı yazısında, sanatın en güzel yanının hayatın karmaşık sorularını sahneye taşıyabilmesi olduğunu vurguladı. Ak yazısına şöyle devam etti: “Tiyatro sahnesi, yalnızca bir eğlence aracı değil; aynı zamanda çocuklara ve yetişkinlere hayatın en temel sorularını düşündürme fırsatı sunuyor.
Rize-Güneysulu komşumuz tiyatro sanatçısı Mehmet Karaosmanoğlu’nun “Dünyayı Düzelten Çocuk” oyunu da tam olarak bunu yaptı. Üsküdar-Boğaziçi Yaşam Merkezi’nde sahnelenen gösteri, çocuklara “Dünyayı nasıl düzeltebiliriz?” sorusunu yöneltti.
Çocukların sahnedeki oyuna katılımı, verdikleri fikirler ve coşkuları, aslında oyunun en büyük başarısıydı. Çünkü tiyatro yalnızca izlenen bir sanat değil; aynı zamanda yaşanan, hissedilen ve birlikte üretilen bir deneyimdir. Karaosmanoğlu’nun sahneye taşıdığı bu oyun, çocukların hayal gücünü harekete geçirirken, yetişkinlere de bir hatırlatma yaptı: Dünyayı değiştirmek için önce çocukların gözünden bakmayı öğrenmeliyiz.
Bir Sanat sever olarak şunu söylemek gerekir: Kültür-sanat etkinlikleri, toplumun ruhunu besleyen en önemli damarlarımızdan biridir. Rize’den çıkan bir sanatçının İstanbul’da çocuklarla buluşması, aslında sanatın köprü kuran gücünü gösteriyor. Bu köprü, yalnızca şehirler arasında değil; kuşaklar arasında da kuruluyor.
Sonuçta, “Dünyayı Düzelten Çocuk” oyunu bize bir kez daha hatırlattı: Dünyayı değiştirmek büyük ideallerle değil, küçük kalplerin büyük hayalleriyle mümkün olabilir.