
Akyıldız: Türkiye, yanlış su yönetiminin ve yıllardır sürdürülen plansız uygulamaların sonucu olarak tarihinin en ciddi su krizlerinden birini yaşıyor. 2025 yazı, son yarım yüzyılın en kurak dönemi olarak kayıtlara geçmiş; birçok ilimizde barajlar kritik seviyelere gerilemiş, yeraltı suları hızla çekilmiş, tarımsal üretimde büyük kayıplar yaşanmış ve vatandaşlarımız içme suyuna erişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.
Türkiye’de suyun %73’ü verimsiz yöntemlerle yapılan tarımsal sulamada kullanılıyor. Kayıp–kaçak oranlarının büyükşehirlerimizde %22–35’e ulaşması, su yönetimindeki yapısal zafiyetleri açık biçimde ortaya koyuyor. Öte yandan su havzalarının madencilik, enerji ve turizm projelerine tahsis edilmesi; suyun pahalı bir metaya dönüşmesine yol açıyor. Vatandaşlarımız, özellikle dar gelirli aileler, içme suyuna yüksek bedeller ödemek zorunda kalıyor.
Su krizi, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik bir mesele olarak gündemin en üst sıralarına gelmiştir. Gıda güvenliğimiz risk altındadır. Kırsal bölgelerde geçim kaynakları zayıflıyor, çiftçimiz üretimden uzaklaşıyor, şehirlerimizde halk sağlığı tehdit altına giriyor.
Saadet Partisi olarak diyoruz ki:
Türkiye’nin çok acil olarak derli toplu, adil, sürdürülebilir ve bilimsel temelde inşa edilmiş bir su politikasına ihtiyacı vardır.
Bu kapsamda;
• Havza bazlı entegre su yönetimi uygulamaya konulmalı,
• Ulusal Su Yasası ivedilikle hazırlanmalı,
• Tarımda modern sulama tekniklerine hızla geçilmeli,
• Kayıp–kaçak oranları %10’un altına indirilmelidir.
• Sanayide ve şehirlerde su verimliliği zorunlu hâle getirilmeli,
• Atık su geri kazanımı yaygınlaştırılmalı,
• Musluklardan içilebilir nitelikte su akması sağlanmalıdır.
Su, Allah’ın nimeti ve insanlığa emanetidir. Saadet Partisi olarak ülkemizin su krizine sürüklenmesine seyirci kalmıyoruz. Türkiye’nin suyu tükenmesin, milletimizin geleceği kararmasın diye mücadelemizi sürdüreceğiz.