
Başkan Feyiz açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Türkiye ekonomisi uzun süredir bir veriler savaşına sahne oluyor. Ancak açıklanan son asgari ücret rakamı, bu savaşın galibinin ne yazık ki emekçiler olmadığını bir kez daha kanıtladı. Belirlenen 28.075 TL’lik tutar, sadece bir ücret seviyesi değil milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğinin resmi bir ilanıdır.
Açlık sınırının 30.000 TL’ye dayandığı, yoksulluk sınırının ise 100.000 TL gibi ulaşılması imkânsız bir noktaya evrildiği bir iklimde, 28 bin liralık bir ücreti "artış" olarak nitelendirmek, halkın mutfağındaki yangını görmezden gelmektir.
Resmi enflasyon verilerinin bile %31.07 olduğu bir ortamda, asgari ücrete yapılan %27’lik zam, teknik olarak bir artış değil, bir eksiliştir. Emekçinin alım gücü, daha zam cebe girmeden kağıt üzerinde eriyip gitmiştir.
Türkiye, artık çalışan nüfusunun %40’tan fazlasının asgari ücretle, %20’sinin ise bu sınırın hemen kıyısında yaşadığı bir asgari ücretliler ülkesi haline gelmiştir. Bu durum, emeğin sistematik olarak ucuzlatıldığı, orta sınıfın yok edildiği ve toplumsal sınıf ayrımının keskinleştiği bir sömürü düzeninin göstergesidir.