
Bayrak: Türkiye’de milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren asgari ücret açıklandı. Ancak açıklanan rakam, ne artan hayat pahalığını ne de vatandaşın mutfağındaki yangını söndürebildi. Aksine, asgari ücret bir geçim aracı olmaktan çıkıp yoksulluğun resmî belgesi haline geldi.
Bayrak, iktidarın halktan koptuğunu vurguladı.
“Bu bir zam değil, alım gücünün cenaze namazıdır.
Market raflarıyla maaş arasındaki makas değil, uçurum büyümüştür.”
“ASGARİ ÜCRET DEĞİL, ASGARİ CÜRET”
Bayrak, açıklanan rakamın ne kira fiyatlarıyla ne gıda enflasyonuyla ne de temel yaşam giderleriyle örtüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu rakamla yaşa deniliyor ama nasıl yaşa denildiği söylenmiyor.
Elektrik, doğalgaz, kira, gıda… Hepsi gerçek;
ama maaş hayal.”
İktidarın “enflasyonu ezdirdik” söylemini eleştiren Bayrak, ezilenin enflasyon değil emeğin kendisi olduğunu dile getirdi.
“EMEKÇİ SABIRLA DEĞİL, ADALETLE YAŞAR”
Asgari ücretlinin sürekli sabır tavsiyeleriyle oyalandığını belirten Bayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sabır vaazı verip saraylarda bolluk yaşanıyorsa,
burada bir adaletsizlik vardır.
Emekçi sabırla değil, adaletle yaşar.”
Bayrak ayrıca, asgari ücret belirlenirken işçinin, sendikaların ve halkın gerçek anlamda masada olmadığını ifade ederek, tek taraflı bir düzen eleştirisi yaptı.
“BU DÜZEN DEĞİŞMEDEN RAHAT YOK”
Açıklamasının sonunda toplumsal bir uyarıda bulunan Muhittin Bayrak, şu mesajı verdi:
“Bu düzen değişmeden ne esnaf nefes alır,
ne işçi geçinir,
ne de bu ülke huzur bulur.
Asgari ücret açlık sınırı değil,
insan onuruna yakışır bir yaşam sınırı olmalıdır.”