
Demokrat Parti Güneysu İlçe Başkanı Mevlüt Ak’ın çıkışı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Ak, milletvekillerine sesleniyor: “Rizelinin ekmeği olan yaş çaydaki destekleme kesinlikle kaldırılamaz.” Bu söz, bir siyasetçinin rutin eleştirisi değil; Rizelinin yüreğinden yükselen bir feryat. Çünkü üretici o desteklemeyle gübresini alıyor, hasadını tamamlıyor, evinin geçimini sağlıyor.
Benim gözümde mesele çok açık: Çay üreticisi yalnız bırakılmamalı. Meclis kürsüsünde Rizelinin sesi duyulmalı. Milletvekilleri, Rizelinin hakkını savunmak için orada bulunuyor. Eğer bu karar alınırken sessiz kaldılarsa, şimdi suskunluklarını bozma zamanı. Çünkü Rizeli seçmen, temsilcilerinden kavga vermelerini, emeğinin karşılığını söke söke almalarını bekliyor.
Çay bahçelerinde ter döken insanların emeği, Ankara’daki kararlarla küçültülemez. Çayın ekmeğine dokunmak, Rizelinin geleceğine dokunmaktır. Bu yüzden bu mesele sadece ekonomik değil, aynı zamanda onur meselesidir.
Son sözüm şu: Rizelinin ekmeği küçülürse, siyasetin de itibarı küçülür. Ve bu küçülmeyi tarih affetmez.
Yaş Çay Müstahsili: Mevlüt AK