
Açıklamasında, emeklilerin ülkenin en ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Uzun, iktidar temsilcilerinin “ülkede aç yok” söylemlerinin emeklilerin yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini dile getirdi. Daha önce emekli maaşlarının rahatlıkla ödendiğinin söylendiğini hatırlatan Uzun, bugün ise “emekliye kaynak yok” açıklamalarının yapılmasını sert sözlerle eleştirdi.
“Kaynak yoksa bu ülke kimler için yönetiliyor?” diye soran Uzun, kamu kaynaklarının saraylara, yandaş müteahhitlere, iktidara yakın sermaye gruplarına, vergi borçları silinen holdinglere ve lüks harcamalara aktarıldığını; buna karşın 30-40 yıl hizmet etmiş emeklilere kaynak bulunamadığını öne sürdü.
Bu tablonun ekonomik bir zorunluluk değil, bilinçli bir siyasi tercih olduğunu savunan Uzun, emeklinin emeğinin ve alın terinin değersizleştirildiğini ifade etti. İktidar temsilcilerinin “Yaptıklarımız doğru, neden utanalım?” yönündeki açıklamalarının ise sorunun boyutunu daha da büyüttüğünü belirtti.
Emeklilerin sadaka ya da lütuf değil, haklarını istediğini vurgulayan Uzun, “Emekli insanca yaşam talep ediyor. Açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmek istemiyor” dedi. Bugün emeklilerin borç içinde yaşadığını, pazarda tane ile alışveriş yapmak zorunda kaldığını ifade eden Uzun, tüm bu tabloya rağmen iktidarın hâlâ başarı söylemleri kullandığını söyledi.
Milli Parti olarak emeklilerin yanında olduklarını belirten Uzun, “Emekliyi açlığa mahkûm eden bu düzen ne vicdanidir ne de meşrudur. Emekliyi yok sayan anlayış bu milleti temsil edemez. Emekliler bu düzeni unutmayacak ve bu ülke, emeklisine reva görülen bu tablonun hesabını mutlaka soracaktır” ifadelerini kullandı.