
RİZE’YE ÖZGÜ TURİZM ŞART
Rize gerçekten dünya markası olabilir mi?
Rize’nin bugüne kadar dezavantaj olarak görülen yağmur, sis, dağlık arazi ve dereleri; doğru projelerle dünyanın başka hiçbir yerinde kolay bulunmayan bir avantaja dönüşebilir. Önemli olan klasik turizm yerine, Rize’ye özgü, kopyalanması zor bir marka modeli kurmaktır.Bu marka modelinin temel fikri nedir?
Ana fikir çok nettir. Yağmuru saklamak yerine, merkeze almak. Rize, güneşi bekleyen değil; yağmurla
birlikte spor yapılan, deneyim yaşanan, test edilen bir şehir olarak konumlandırılabilir.
MARKA ŞEHİR RİZE
Merkez proje yağmur ile anılarak yağmur ve Rize’nin birleşimi ile uluslararası bir isimlendirmeye giderek; RAIN:IZE markası ile uluslararası piyasada yerimizi alabiliriz. Buradaki amaç Rize’mizin ciddi yağmur almasını değerlendirmektir. Bunun için Yağmur Sporlarına dayalı Turizm Merkezi haline gelmelidir. Bu proje, Rize’yi yağmur altında spor yapılan, performans test edilen ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan bir merkez haline getirmeyi hedefler. Son zamanlarda Ayder’de Rize valiliği, Rize Belediye Başkanlığının destekleri ile Ayder söyleşilerinin yapılması ve bunun desteklenmesi turizm açısından büyük ilgi uyandıran bir gelişmedir. Ayder Forum Derneği tarafınca düzenleyenlere büyük destek veren Başta Rize Valimiz sayın İhsan Selim Baydaş, Rize belediye başkanımız sayın Rahmi Metin, Dokap başkanı Sayın Hakan Gültekin,Ribiad genel başkanı sayın Erol Aykut, TÜMBİFED Genel Başkanı Sayın Mehmet Hüsrev ve büyük fedakarlık yaparak bu organizasyonu hazırlayan Sayın Arif Ekşi’nin çalışmaları takdire şayandır.
SPOR HEP İŞİN İÇİNDE OLMALI
RAIN: IZE kapsamında neler yapılabilir?
Yağmura dayalı uluslararası spor yarışları düzenlenebilir. Islak zemin koşullarında spor ekipmanı test alanları kurulabilir. Spor markaları için doğal bir AR-GE kampüsü oluşturulabilir. En önemlisi, bu model sayesinde Rize’de 12 ay boyunca sporcu ve turist akışı sağlanabilir.
Rize bu spor konseptini eğitimle nasıl birleştirebilir?
Bu amaçla Uluslararası Dayanıklılık Üniversitesi kurulabilir. Recep Tayyip Üniversitesi ve spor lisesi ile birlikte hareket edilmelidir. Dağlık ve yağışlı koşullarda sporcu, lider ve uzman yetiştirilmesi hedeflenir. Askeri, kurtarma ve ekstrem spor eğitimleri verilebilir.
Uluslararası sertifika programlarıyla Rize, eğitim turizmi merkezi haline gelebilir.
DERELERİMİZDEN DAHA ÇOK YARARLANMALIYIZ
Rize’nin sisli ve kapalı havası turizme nasıl kazandırılabilir? Dereler ve vadiler bu projelerde nasıl değerlendiriliyor? Kış ve yüksek rakım sporları bu modelin neresinde?
Bu durum bir eksiklik değil, bir kimliktir. Bulut ve Sis Sanatı ve Spor Festivali ile sis içinde koşu, bisiklet ve yoga etkinlikleri düzenlenebilir. Drone ışık gösterileri, dijital sanat ve görsel prodüksiyonlarla Rize’nin atmosferi sosyal medyada küresel görünürlük kazanabilir. Fırtına, İkizdere ve Çamlıhemşin vadileri entegre turizm alanlarına dönüştürülebilir. Ahşap yürüyüş yolları, dere kafeleri, zipline ve seyir rotaları oluşturulabilir. Rafting sadece Fırtına Vadisi ile sınırlı kalmadan, uygun derelerde kano ve rafting sporları yaygınlaştırılabilir. Ekstrem bisiklet parkurları ve dayanıklılık yarışlarıyla Rize uluslararası spor takvimine girebilir. Derelerimizden daha çok yararlanabiliriz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın önderliğinde düzenlenen Handüzü Yaylası’nda yapılan kar motoru yarışları önemli bir başlangıçtır. Bu model Kaçkarlar ve Ovit Yaylası gibi uygun alanlarda ölçeklenebilir. Farklı yarışmalar düzenlenebilir. Dağ bisikleti, doğa ile mücadeleye yönelik maratonlar, kayak merkezleri oluşturulmalı. Doğa ve denizden yararlanılarak yaz mevsiminde denizde çeşitli aktiviteler yapılabilir. Yani Dört mevsim spor anlayışı sayesinde sezon sorunu ortadan kalkar.
Rize çayı bu vizyonda nasıl konumlanıyor?
Rize, çayı sadece üreten değil deneyimleten bir şehir haline gelmelidir. Çay fabrikaları ziyaretçilere açılabilir, atölye ve tadım alanları oluşturulabilir. “Çay tarladan bardağa” deneyimiyle turistik rotalar oluşturulabilir. Bunun uygulamaları Çaykur veya Ticaret Borsası tarafınca desteklenerek çay üretimini turizm geliri ile bir kazanç haline getirmeliyiz. Uluslararası çay fuarları ve mutfak festivalleriyle çay ve Rize mutfağı birlikte tanıtılabilir. Hatta uluslararası uzmanların çayın çeşitlendirilerek Rize çayın dünya merkezine dönüştürülerek bu sayede üretici desteklenmelidir.
GASTRONOMİ ÖNEMLİ
Gastronomi bu yapıya nasıl entegre ediliyor?
Rize kahvaltısı, muhlama, hamsi, kavurma, Laz böreği ve Rize pidesi gibi ürünlerin tanıtımı dışında yemek kültürünün turizm ile geliştirilmesi sağlanmalıdır. Uluslararası mutfak festivalleriyle tanıtım güçlendirilir. Rize valiliği, Rize Belediye Başkanlığı, Rize Sanayi ve Ticaret Odası ve Rize Ticaret Borsası ile birlikte Dokap oda işin içerisine sokarak Yöresel ürünlerin Türkiye geneline yayarak e-ticarete entegrasyonu desteklenerek üreticiye doğrudan gelir sağlanır.
Ulaşım bu projeleri nasıl destekleyecek?
Teleferik ve Yayla Sistemi (Dikey Turizm) hızla hayata geçirilebilir. Teleferik, minibüs ve hafif raylı sistem entegre edilerek araçsız, doğaya dost bir turizm modeli kurulabilir. Sahilde İyidere’den Fındıklı ilçeleri arasında hafif raylı sistem yapılabilir. Rize’nin dağlarının denize paralel olması medeni ile Teleferik sistemi kurularak turizm e katkı sağlanabilir. Ulaşım bir altyapı değil, deneyimin parçası ve Rize’ye gelir getirecek bir hale gelir.