
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Açıklanan her yeni destek paketi, geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş politikaların tekrarıdır.
Sorunun kaynağı yanlış teşhis edilince ve sorunu çözme iyi niyetinden uzak olunca, ortaya konulan her tedavi de kaçınılmaz olarak sonuçsuz kalmaktadır.
Türkiye’de dana etinin kilogram fiyatı bugün 21–22 dolar bandındadır. Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Irak’ta, İran’da ve Gürcistan’da dana eti Türkiye’den belirgin biçimde daha ucuzdur. Daha çarpıcı olan ise, 15 yıldır iç savaş yaşayan Suriye’de dahi dana etinin Türkiye’dekinin yaklaşık yarı fiyatına satılmasıdır.
Bu tablo, meselenin ne coğrafya ne güvenlik ne de hayvan varlığıyla açıklanamayacağını göstermektedir.
Türkiye’de hayvancılığın maliyet yapısı bozulmuştur. Yem, toplam maliyetin yaklaşık yüzde 65–70’ini oluşturmaktadır. Türkiye yem hammaddelerinde büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Yemlik mısır, soya küspesi ve arpa gibi temel girdilerde iç üretim yetersiz kaldığı için her yıl yüz binlerce ton yem ithalatı yapılmaktadır.
Dövizle ithal edilen yem, TL ile satış yapan üreticinin maliyetini sürekli yukarı çekmekte, bu maliyet zincirleme biçimde et fiyatlarına yansımaktadır.
Bu koşullar altında üreticiye hayvan dağıtmak; meseleyi çözmek değil, sorunu ertelemektir. Hayvan sayısını artırmak, eğer yem maliyeti düşürülmüyorsa, yalnızca zarar eden işletme ve batan girişimci sayısını artırır.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan küçükbaş destek projeleri de aynı yapısal hatayı tekrar etmektedir. Hayvan verilmekte, bakım desteği vaat edilmekte, kredi imkanı sunulmaktadır.
Ancak üretici hâlâ pahalı yemle, pahalı enerjiyle, pahalı mazotla üretim yapmak zorundadır. Üstelik üreticinin satış fiyatı üzerinde hiçbir belirleyici gücü yoktur. Piyasa, ithalat sopasıyla her an baskılanabilmektedir. Böyle bir ortamda sürdürülebilir üretimden söz edilmesi mümkün değildir.