
Çelik, okul şiddetinin yalnızca bireysel davranış problemleriyle açıklanamayacağını belirterek, aile içi şiddet, ekonomik sıkıntılar, sosyal dışlanma, akran zorbalığı ve medya içeriklerinin öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerine işaret etti. Bu nedenle sadece disiplin uygulamaları ve güvenlik tedbirleriyle sorunun çözülemeyeceğini ifade etti.
Okullarda güvenli ve sağlıklı bir ortam oluşturulması için öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Çelik, sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ile rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Empati, saygı, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerlerin öğrencilere kazandırılmasının, şiddetin önlenmesinde önemli rol oynayacağını belirten Çelik, okulların yalnızca akademik bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri sosyal gelişim alanları olduğunu ifade etti.
Ayrıca okul güvenliği konusunda eğitim kurumları ile aileler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve güvenlik birimleri arasında güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini dile getiren Çelik, tehdit değerlendirme ekipleri ve erken uyarı mekanizmaları sayesinde riskli durumların erken aşamada tespit edilerek önlenebileceğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda tüm paydaşlara çağrıda bulunan Çelik, şiddetin önlenmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi için ortak hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.