
Haber: İlyas GÜR
“Çay kanunu olmazsa çay olmaz, esnaf olmaz, Rize olmaz” sözleriyle konunun önemine dikkat çeken Aksoy, çayın sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bölgenin ekonomik ve kültürel kimliğinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade etti. Çayın olmadığı bir senaryoda esnafın ayakta kalmasının mümkün olmayacağını dile getiren Aksoy, bu nedenle atılacak adımların büyük bir hassasiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.
Açıklamalarında herkesin kendi uzmanlık alanı çerçevesinde değerlendirme yapması gerektiğini de vurgulayan Aksoy, esnaf teşkilatlarının rolüne açıklık getirdi. Kendilerinin ticari hayatın temsilcisi olduklarını belirten Aksoy, “Bu işin asıl muhatapları Ziraat Odası, Çay Borsası ve ÇAYKUR’dur. Bizler her zaman bu kurumların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz” dedi.
Çay kanunu tartışmalarının yeni olmadığını, yıllardır gündemde yer aldığını hatırlatan Aksoy, bu sürecin artık somut bir sonuca ulaşması gerektiğini belirtti. Kanunun içeriğine dair teknik detaylar konusunda yorum yapmaktan özellikle kaçındığını ifade eden Aksoy, “Her kafadan bir ses çıkması sürece zarar verir. Bu konuda emek veren insanların çalışmalarını gölgelemek istemem” diyerek sağduyu çağrısında bulundu.
Esnaf teşkilatları olarak çıkacak her türlü yapıcı düzenlemeye destek vereceklerini ifade eden Aksoy, Türkiye’de yasal zemine oturmayan hiçbir yapının kalıcı olamayacağına dikkat çekti. Aksoy, “Kanunu olmayan bir şeyin sürdürülebilir olması mümkün değil. Bu nedenle kapsamlı, adil ve doğru hazırlanmış bir çay kanununa ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Çay sektöründe hem kamu hem de özel sektörün önemli bir rol üstlendiğini belirten Aksoy, özellikle ÇAYKUR’un sürecin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, “Devlet ayağı, özel sektör ayağı ve ÇAYKUR birlikte ele alınmalı. Üreticiyi, esnafı ve Rize’yi gerçekten koruyacak, tüm tarafları kapsayan bir çay kanunu çıkarılmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.