
Haber: İlyas GÜR
Basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Kaçar, gazetecilerin hem hukuki hem de ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Kaçar, “Gazeteciler kamuoyunu bilgilendirme görevlerini yerine getirdikleri için soruşturmalara maruz kalmakta, tutuklanmakta veya çeşitli adli tedbirlerle sınırlandırılmaktadır. Haber yapmak giderek cezalandırılan bir faaliyet haline gelmiştir” dedi.
Ekonomik Baskı ve Oto-Sansür Vurgusu
Gazetecilerin çalışma koşullarına da dikkat çeken Kaçar, düşük ücretler ve iş güvencesi eksikliğinin mesleki bağımsızlığı zedelediğini ifade etti. Bu durumun oto-sansürü artırdığına işaret eden Kaçar, medya kuruluşlarına yönelik para cezaları, ilan kesme yaptırımları ve erişim engellerinin bağımsız basını tehdit ettiğini söyledi.
Uluslararası raporların da Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirten Kaçar, ülkenin sıralamalarda alt seviyelerde yer almasının dikkat çekici olduğunu dile getirdi.
“Basın Özgürlüğü Toplumun Hakkıdır”
Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkı olduğunu vurgulayan Kaçar, halkın doğru ve tarafsız bilgiye erişiminin demokratik bir toplum için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Açıklamasında taleplerini sıralayan Kaçar, gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesi, ifade ve basın özgürlüğünün güvence altına alınması, gazetecilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ile bağımsız ve çoğulcu medya ortamının desteklenmesi çağrısında bulundu.
Kaçar, açıklamasını “Demokratik bir toplumun geleceği, özgür basının varlığı ile mümkündür” sözleriyle tamamladı.