
Delibalta, yeni sistemin devletin işleyişinde köklü bir dönüşüm yarattığını belirterek, yürütme gücünün önemli ölçüde merkezileştiğini ve karar alma süreçlerinin hız kazandığını ifade etti. Ancak bu hızın, farklı görüşlerin karar mekanizmalarına katılımının azalması ve denge-denetim unsurlarının zayıflaması gibi tartışmaları beraberinde getirdiğini söyledi.
Yeni sistemle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama ve denetim gücünde gerileme yaşandığını savunan Delibalta, yargının bağımsızlığına ilişkin soru işaretlerinin de arttığını dile getirdi. Bürokratik yapıdaki değişimlerin ise kurumlar arası koordinasyon ve uzmanlık temelli politika üretimi açısından bazı zorluklar doğurduğunu kaydetti.
Kısa vadede hızlı karar alma ve merkezi koordinasyon avantajı sağlandığını ifade eden Delibalta, uzun vadede ise kurumsal kapasite, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından dikkatli değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.
Daha dengeli ve sürdürülebilir bir yönetim yapısı için önerilerde bulunan Delibalta, Meclis ve yargının denetim gücünün artırılması, uzman kadroların yeniden etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası işleyişin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.