
Bayrak, yaptığı açıklamada dostluk ve kardeşlik vurgusu yaparken, sergilenen tavrın ne sanatçı kimliğine ne de bölge kültürüne yakışmadığını belirtti.
"Rize ve Trabzon Et tırnaktır, Ayıran Ahmaktır"
Muhittin Bayrak, Karadeniz’in iki kadim şehri arasındaki bağın bu tarz fevri hareketlerle zedelenemeyeceğini ifade ederek şunları söyledi:
"Trabzon ve Rize, tarih boyunca kader birliği yapmış, sevinci de kederi de bir olan iki kardeş şehirdir. 'Ağaç yaprağıyla gürler'; bir sanatçı da halkın sevgisi ve değerleriyle büyür. O genç kardeşimiz, saflığıyla ve aidiyet duygusuyla sana o atkıyı uzatmış. Senin amacın nedir? İki şehri birbirine düşürmek mi, yoksa suni bir gerginlikten beslenmek mi?"
"O Renklerde Boğulursun, Derhal Özür Dile!"
İsmail Türüt’ün sergilediği tavrı "ayıp" olarak nitelendiren Bayrak, sözlerine şöyle devam etti:
"Sen Rizespor’a, o yeşil-mavi renklerin temsil ettiği emeğe kurban ol! Atalarımız boşuna dememiş; 'Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.' O sahnede kibrine yenik düşüp o hareketi yaparken hiç mi utanmadın? Unutma ki, o beğenmediğin yeşil-mavi renklerin ağırlığı altında boğulursun. Sanatçı, toplumun birleştirici gücü olmalıdır, ayrıştırıcı değil."
"Özür Dilemek Erdemdir"
Bayrak, açıklamasını Türüt’ü sağduyuya davet ederek sonlandırdı:
"Yaptığın bu hareket büyük bir nezaketsizlik ve vefasızlıktır. Rize halkından ve o genç kardeşimizden derhal özür dilemelisin. 'Kusursuz dost arayan dostsuz kalır' ama kasten yapılan hata da affedilmez. Karadeniz kültüründe misafire ve iyi niyete el kaldırmak, terslemek yoktur. Bu yanlıştan bir an önce dön!"