
Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Ceyhun Kalender yaptığı açıklamada, Müftü Camii’ne bitişik bu küçük ama değerli alan, özellikle yaz aylarında adeta bir nefes alma noktasıydı. Halk arasında “klimalı bahçe” olarak anılması boşuna değildi. Karadeniz’in nemli ve bunaltıcı yaz günlerinde, gölgelik ağaçların altında oturmak, çay içmek ve serinlemek birçok insan için günlük hayatın en sade ama en kıymetli anlarından biriydi.
Alan içinde bulunan irili ufaklı 20-30 civarındaki ağaç da bu doğal serinliğin en önemli parçasıydı. Elbette bu proje ile birlikte bu ağaçlar da kesilip yok olacak.
Bu bahçe yalnızca bir dinlenme yeri değildi. Emeklisiyle genciyle, farklı sosyal kesimlerden insanların bir araya geldiği, sohbet ettiği, kent kültürünün oluştuğu küçük bir buluşma noktasıydı. Şehrin merkezinde giderek azalan yeşil alanlardan biri olarak, kent hafızasında da özel bir yeri vardı.
Ancak Müftü Mahallesi’ndeki bu yeşil alan için istimlak kararı çıktı ve karar askıda. Karara bir aylık itiraz süresi bulunuyor.
Elbette şehirlerin trafik sorunları, ulaşım ihtiyaçları ve kavşak düzenlemeleri göz ardı edilemez. Modern şehircilik anlayışı artık “ya yol ya yeşil alan” ikilemine sıkışmak yerine, her ikisini birlikte koruyacak çözümler üretmeyi gerektiriyor.
Bugün asıl soru şudur: Bir şehrin trafiği biraz daha akıcı olsun diye, insanlar gölgesinde oturdukları ağaçları mı kaybetmeli?
Müftü Mahallesi’nde alınan karar, sadece bir imar planı değişikliği değil; aynı zamanda kentsel yaşam kalitesine dair bir tercih niteliği taşıyor. Önümüzdeki bir aylık itiraz süreci, bu tercihin yeniden düşünülüp düşünülmeyeceğini gösterecek.
Çünkü şehirler yalnızca yollarla değil; insanların durabildiği, soluklanabildiği, birbirini görebildiği alanlarla yaşanır ve bazen bir çay bahçesi, bir şehrin en önemli hafızasını oluşturabilir.