
Sektörde sürdürülebilirliğin, kalitenin ve ekonomik dengenin sağlanması adına kamuoyunun ve yetkili mercilerin dikkatine sunduğumuz temel hususlar şunlardır:
Kaliteden Taviz Verilmeden Yaş Çay Taban Fiyatı 34-35 TL Olmalıdır
Özellikle çay tarımının yoğun olduğu illerde, yaz aylarında önemli gelir kaynağı oluştursa da, yılın ilk dört ayında hane halkları ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadır. Destekleme primlerinin bu aylarda ödenmesi, hane halklarının refah düzeyini doğrudan yükseltmekte ve çay tarımını sürdürülebilir bir geçim kaynağı haline getirmektedir. Bunun yanı sıra, sektördeki kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi bakımından da kritik rol oynayan bu primler, tarımsal ekonominin şeffaflığını ve düzenini sağlamaktadır.
Destekleme primlerinin vakit kaybedilmeden yeniden uygulamaya konulmasını talep ediyoruz. Bu tedbir, hem üreticilerimizin geleceğini güvence altına alacak hem de çay piyasasının istikrarını pekiştirecektir.
Sektörde maliyet hesaplamalarının sağlıklı yapılabilmesi ve piyasa dengesinin korunması adına, yaş çay alım fiyatı ile kuru çay zam oranlarının eş zamanlı olarak kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Kuru çay fiyatındaki artış oranının, yaş çay zam oranının 5 puan altında kalacak şekilde belirlenmesi piyasa gerçekleriyle örtüşen en doğru yaklaşımdır. Kuru çay fiyatlarının sonradan açıklanması, sanayiciyi maliyet belirsizliğine itmekte ve özellikle ulusal zincir marketlerin baskısıyla ürünlerin zararına satılmasına yol açmaktadır. Geçtiğimiz yıl yüksek faiz ortamı ve fiyat dengesizlikleri sebebiyle sektördeki fabrikaların %30’unun kapılarını açamadığı gerçeği unutulmamalıdır. Eğer sektöre destek sağlanamazsa bu rakamın çok daha fazla artacağı aşikârdır.
Sanayicinin kazanamadığı bir denklemde üreticinin de kazanması mümkün değildir. Çayda üretici, özel sektör ve devlet barışının sağlanması; piyasa dengelerinin korunması ve Türk çayının geleceği için yetkilileri acil adımlar atmaya davet ediyoruz.