Bünyamin Arslan: Çayda Yenileme Tartışmasına Toprak Parantezi
Doğu Karadeniz’de çay bahçelerinin yenilenmesi tartışılırken, Rize Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bünyamin Arslan’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Çaylıkların ekonomik ömrünü tamamlayıp tamamlamadığının bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini belirten Arslan, bölgenin coğrafi yapısının toplu söküm ve yeniden dikim çalışmalarını zorlaştırdığına dikkat çekti.
Özellikle yamaç arazilerde çay köklerinin sökülmesinin toprağı korumasız bırakabileceğini ifade eden Arslan, eğimli arazilerde yapılacak yanlış uygulamaların sel ve erozyon riskini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle çaylıkların yenilenmesi konusunda genel bir uygulamaya gidilmesinin doğru olmayacağını belirten Arslan, her arazinin kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Çay bahçelerinin yenilenmesinden önce Doğu Karadeniz’in toprak yapısının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, bölgedeki üretimin sürdürülebilirliği açısından toprağın korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Arslan, düz arazilerde ekonomik ömrünü tamamlamış çaylıkların, sökümün doğal afet riskine yol açmayacağının belirlenmesi ve gerekli bilimsel incelemelerin yapılması şartıyla yenilenebileceğini ifade etti. Ancak eğimli arazilerde aynı yöntemin uygulanmasının teknik açıdan mümkün görünmediğini belirten Arslan, önceliğin mevcut çay bahçelerinin verimliliğini artırmaya verilmesi gerektiğini söyledi.
Çay Atıkları Organik Gübreye Dönüştürülebilir
Arslan’ın üzerinde durduğu başlıklardan biri de çay fabrikalarından çıkan atıkların değerlendirilmesi oldu. Fabrikalarda ayrıştırılan çay atıklarının kompost tesislerinde işlenerek organik gübreye dönüştürülebileceğini belirten Arslan, bu malzemenin çay bahçelerinde toprağı iyileştirmek amacıyla kullanılabileceğini kaydetti.
Arslan, çay atıklarının canlı bakteriler ve organomineral maddelerle işlenerek komposta dönüştürülmesi ve budama yapılan alanlarda toprakla harmanlanmasıyla toprağın yeniden kazanılabileceğini ifade etti. Bu yaklaşımın, çay tarımında kimyasal gübre kullanımından organik gübreye geçişi destekleyebileceğini de belirtti.
Arslan, daha önce gündeme getirdiği projenin yalnızca çaylıkların sökülüp yeniden dikilmesinden ibaret olmadığını anlattı. Projede çay atıklarının gübreye dönüştürülmesi, söküm yapılan alanların dinlendirilmesi ve bölgenin iklim koşullarına dayanıklı çay bitkilerinin dikilmesi gibi aşamaların bulunduğunu söyledi. Ancak yamaç arazilerdeki sökümün oluşturabileceği riskler nedeniyle projenin askıya alındığını belirtti.
Çay Tarımında Gençleşme Var Ama Destek Şart
Doğu Karadeniz’de çay üreticilerinin yaş ortalamasının uzun yıllar yüksek olduğuna dikkat çeken Arslan, son yıllarda çay hasat makinelerinin yaygınlaşmasıyla üretimin bir ölçüde kolaylaştığını söyledi. Hasat makineleri sayesinde üreticilerin kendi çaylarını daha rahat toplayabildiğini belirten Arslan, bunun gençlerin tarıma katılımını da olumlu etkileyebileceğini ifade etti.
Buna karşın çay tarımının genç nesiller için cazip hale gelmesinin üreticinin elde ettiği kazançla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Arslan, devlet desteklerinin artırılması gerektiğini dile getirdi. Üretimin ekonomik açıdan sürdürülebilir hale getirilmesinin gençleri tarıma yönlendireceğini belirten Arslan, desteklerin hem hasat sürecini hem de ürün yetiştiriciliğini teşvik edecek şekilde güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Arslan’ın değerlendirmesine göre Doğu Karadeniz’de çay tarımının geleceği, yamaç arazilerde riskli söküm uygulamalarından kaçınılmasına, toprak yapısının iyileştirilmesine, çay atıklarının değerlendirilmesine ve üreticinin gelirini artıracak destek mekanizmalarına bağlı olacak.

Kaynak: Gülüşan Tuğran (Karadeniz Ekonomi Gazetesi)