CHP Rize İl Örgütü’nden Mutlak Butlan Kararına Tepki
Değerli Arkadaşlarımız , Siyasi Partilerimizin değerli başkanları ve yöneticileri,
Değerli Basın Mensubu arkadaşlarımız,
Cumhuriyet tarihimizin en kara günlerinden birisini yaşadık yaşamaya devam ediyoruz. Partimiz bir darbe ile karşı karşıya bırakılmıştır. Siyasallaştırılmış hukuk kullanarak yapılan bu darbeyi kabul etmiyoruz.
Bu darbe sadece Cumhuriyet Halk Partisine yapılmamıştır.
Bu darbe demokrasiye karşı yapılmıştır.
Bu Müdahale Hukuk sistemimize karşı yapılmıştır.
Bu Müdahale Anayasaya karşı yapılmıştır.
Bu darbe Yüksek Seçim Kuruluna karşı yapılmıştır.
Bu darbe Türkiye’nin siyasal sistemine karşı yapılmıştır.
Artık Ülkemizde hiçbir siyasi parti, dernek, sendika güvence altında değildir.
Siyasi iktidar istediği sendikayı istediği derneği istediği partiyi 10 yıl önce 5 yıl önce kongrende hile yaptın diyerek Mutlak butlan kararı alıp yönetimi istediğine verebilir.
Bu mu ülkemizin geldiği nokta. Hani demokrasi nerde, hukuk nerede.. AKP’nin 24 yılda Ülkemize getirdiği nokta burası.
Hukukun üstünlüğü konusunda en son sıralardayız. En yüksek enflasyon oranına ve işsizlik oranına sahibiz. Üniversteli işsizlik oranı diğer işsizliklerin üzerine çıkmış.
Sosyal ve toplumsal çürüme almış başına gitmiş. Eğitim sistemi çökmüş.
Olayın aslın nedeni şudur ; 31 Mart seçimlerinde CHP birinci parti çıkmış ve o gün bugündür 1’inci parti olmaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimini kazacak olan 15.5 milyon kişinin oylarıyla Cumhurbaşkanı İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu aday olmuş.
Cezaevine konulmuş. Diploması iptal edilmiş. Belediye başkanlarımız içeriye atılmış. Çalışma arkadaşları içeriye atılmış. Murat Çalık başkan adeta ölüme terk edilmiş.
Büyük rakamlar yolsuzluklar denilmiş ama hiç biri kanıtlanmamış. İtirafçılar itiraflarını geri çekmiş.
Her türlü karalama kampanyalarına rağmen CHP 1’,inci olmaya devam etmiş. Ve bakılmış ki bunu engelleyemiyoruz.
B sefer Hukuk tarihimizde Siyasi partiler için hiç uygulanmayan Mutlak Butlan kavramı icat edilmiş. Mahkemelerce kesinleşmemiş bu konuda tek bir kişi hüküm almamış olmasına rağmen atılan iftiralar gerçek kabul edilerek Mutlak butlan kararı verilmiştir.
Bu Türk Hukuk sistemine açık bir müdahaledir.
Şunu bilelim ki herhangi bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin edemez seçim kurullarını yerine koyarak karar alamaz. Bu çok ağır bir yetki gaspı ve anayasa ihlali olur. Kısacası butlan kararının kendisi butlandır. YSK mazbatayı kime vermişse başkan odur. Biz onu yanında dururuz. Oda Özgür ÖZEL’dir.
Ayrıca hepimizin bildiği gibi Anayasamıza göre tüm kurultaylar ve seçimler konusunda tüm yetki Yüksek Seçim Kurulundadır. Ve yüksek kurul kurultayları onaylamıştır.
Mutlak Butlan kararı içinde yer alan iddialarla ilgili mahkeme süreçleri devam etmektedir. Hiç kimse ceza almamıştır. Sadece iddialar iftiralar ve kanıtlanmamış yani yasalarca belirlenmemiş iddialar vardır. Bunlar gözetilerek karar alınır mı ?
Özetle alınan karar Hukuka aykırıdır. Anayasa mahkemesi kararlarına aykırıdır. YSK kararlarına aykırıdır.
Bu nedenle alınan karar Türk Hukuk Sistemine müdahaledir.
19 Mart darbesiyle ülkemizin uğramış olduğu ekonomik kayıp 100 milyar dolara ulaşmıştır. Bu operasyonun maliyeti daha ilk günden 10 Milyar doları aşmıştır.
Ülkemizin emeklileri geçinemiyor açlık sınırının altında yaşıyor Çay üreticisi ürününün hakkını alamıyor insanlar iş bulamıyor gençler iş bulamıyor çalışanlar geçinemiyor esnaf işini döndüremiyor ülke ciddi bir ekonomik kriz içinde insanlarımızı daha da büyük sıkıntılara sokacak bu tür operasyonlara gerek var mı ? AKP iktidarda kalmak için her türlü çalışmayı yapıyor. Bedelini halkımız ödüyor. Halkımız ödemek zorunda bırakılıyor.
Elbette ki kimse yargılanmasın demiyoruz. Herkes yargılanabilir. Ama adalet herkes için eşit ve adil olmalıdır.
Bir ülkede en önemli konu hukuktur. Demokrasidir. Demokratik sistemimiz 100 yılı aşmıştır. Bir çok badirelere atlatmış ama sonuçta her zaman seçim olmuştur ve halkımız sandıkta seçimini yapmıştır.
En önemli kazanımımız kendi yöneticilerimizi sandıkta seçmektir. Demokrasidir. Kimse bunu elimizden alamaz. Buna izin vermeyiz.
Yapılan bu müdahale ile artık hiçbir siyasi partinin sendikanın derneğin güvencesi kalmamıştır. Türk Demokrasi ve siyasi hayatı büyük darbe almıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi çok badirelerle karşı karşıya kalmıştır ve bunu aşmıştır. 2.Genel Başkanımız İsmet İnönü’nün dediği gibi ““CHP büyük hadiseler ve o hadiseleri yenmeye alışmış bir parti” dir. Bugünde bu saldırıları aşacağız .
Nasıl ki 104 yıl önce Sarayı ve İşbirlikçilerini yendiysek bugünde yeneceğiz. Cumnuriyetimizi ve partimizi kimseye teslim etmeyeceğiz.
Bizim seçilmiş genel Başkanımız Özgür Özel’dir. Mazbatası elinde olan Genel Başkan Özgür ÖZEL’dir. Hiç kimse kurgularla oyunlarla bunu değiştiremez. Hiç kimse delegenin kendisine vermediği desteği başka yollara alamaz.
38.inci kurultay ikinci tura kaldığında sonuçlar açıklanmaya başlamadan evine dönen Dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , sonuçların açıklanmasından sonra Twitter hesabından CHP Genel Başkanı seçilen Özgür Özel’i tebrik etmiş ve “Ve bugün Kurultay delegelerimizin verdiği kararla Genel Başkanlık Görevime veda ediyorum.Bugüne kadar mücadelemize destek veren herkese teşekkür ederim. Genel Başkanlık görevine seçilen yeni GENEL BAŞKANIMIZ Özgür Özel’i kutluyor ve başarılar diliyorum” demiştir.
Sayın Önceki Dönem Genel Başkanımızı o günkü mesajının arkasında durmaya ve delegelerin almış olduğu karara o gün göstermiş olduğu saygıyı bugünde göstermeye davet ediyoruz.”
Bugün yapmış olduğumuz açıklama sadece Cumhuriyet Halk Partimize değil Demokrasiye sahip çıkma , Adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı çıkma açıklamasıdır. Hepimiz bu ortak nokta konusunda birleşmeliyiz. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Demokrasi ve hukuk herkes için gereklidir. Su ve ekmek kadar önemlidir.
Bizim Genel Başkanımız seçilmiş olan Özgür Özel’dir. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur.
Ülkemizde demokrasiyi yeniden inşa edene kadar, tarafsız ve adil hukuk sistemini yeniden inşa edinceye kadar, toplumsal ve sosyal adaleti yeniden inşa edinceye kadar , işsizlerimize iş ve aş , emeklilerimize daha iyi yaşam koşullarını sağlayana kadar, çalışanlarımıza daha iyi yaşam koşullarını sağlayana kadar, çiftçilerimize çay üreticilerimize ürünlerinin emeklerini alana kadar , kadınlarımızın katledilmelerini ortadan kaldırıncaya kadar , çocuklarımızı daha sağlıklı koşullarda büyümelerini sağlayıncaya kadar gençlerimiz geleceğe umutla bakıncaya kadar devam edecektir.
Hiç kimse ve hiçbir güç Her şeyin çok güzel olmasına engel olamayacak. Ne saray ve AKP hükümeti nede işbirlikçiler Güçlü, zengin, adaletin ve hukukun egemen olduğu , Demokrasinin egemen olduğu , vatandaşlarının yöneticilerini kendi oylarıyla seçtiği bir ülkeyi yeniden inşa etmemize engel olamayacaktır.
Nazımın dediği “dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya en şanlı elbisesiyle İşçi tulumuyla bu güzellim memlekette Hürriyet “
Hiçbir güç ve kimse Özgür ve demokratik bir Türkiye’yi engelleyemeyecektir.
İsmet İnönü’nün dediği gibi
“İktidarın açmak kararında olduğu adaletsiz yoldan, zulüm yolundan, büyük milletimizin az zararla kurtulması için bütün kabiliyetimizle ve tam vatanperverlikle çalışacağız. Sizi Türk Milleti’ne karşı baş başa bırakıyoruz...”
Saygılarımla…